Şanlıurfa'da sulama birliklerinin Dicle Elektrik'e (DEDAŞ) olan elektrik borçları nedeniyle yaşanan su kesintileri, özellikle sulama sezonunun en kritik döneminde binlerce çiftçiyi zor durumda bırakıyor.
Borcunu ödeyen üreticilerin de kesintilerden etkilenmesi, tarımsal üretimde ciddi kayıplara yol açarken, çiftçiler ürünlerini sulayamadıkları için büyük mağduriyet yaşıyor.
Gazeteipekyol.com'un Tatarhöyük Sulama Birliği bölgesindeki üreticilerin yaşadığı mağduriyeti gündeme taşıyan haberinin ardından Şanlıurfa Barosu da konuya ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı.
Baro, yaşanan su kesintilerinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda hukuki ve toplumsal sonuçlar doğurduğunu belirterek ilgili kurumlara sorunun kalıcı şekilde çözülmesi çağrısında bulundu.
Şanlıurfa Barosu açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"ÜRETİMİN SESİ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ"
"Şanlıurfa’da sulama birliklerinin elektrik borçları nedeniyle yaşanan su kesintileri, tarımsal üretimi ve üreticilerin yaşam hakkını doğrudan etkileyen ciddi bir soruna dönüşmüştür. Özellikle sulama sezonunun en kritik döneminde gerçekleştirilen su kesintileri nedeniyle binlerce dönüm ekili alan ile geniş fıstık bahçeleri zarar görme tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadır.
"BORCUNU ÖDEYEN ÜRETİCİLERİN DE MAĞDUR EDİLMESİ HAKKANİYETLE BAĞDAŞMIYOR"
Baromuza ulaşan bilgi ve iddialara göre, bazı sulama birliklerine bağlı bölgelerde, Dicle Elektrik’e (DEDAŞ) olan elektrik borçları gerekçe gösterilerek sulama hizmeti defalarca durdurulmuştur. Oysa sulama bedellerini eksiksiz ödeyen üreticilerin de bu kesintilerden etkilenmesi, hukuk devleti ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.
"45 DERECE SICAKLIKTA SULAMA YAPILAMAMASI TELAFİSİ GÜÇ SONUÇLAR DOĞURUYOR"
Üreticilerin herhangi bir ön bilgilendirme yapılmaksızın ekim sürecine yönlendirilmesi, sezonun ortasında ise suya erişimlerinin kesilmesi; yalnızca ekonomik kayıplara değil, emeklerinin ve geçim kaynaklarının da ciddi biçimde zarar görmesine neden olmaktadır. Özellikle mevsim sıcaklıklarının 45 dereceyi bulduğu bugünlerde sulama yapılamaması, telafisi güç ve hatta imkânsız sonuçlar doğurmaktadır.
"TARIMSAL ÜRETİM KAMU YARARI AÇISINDAN STRATEJİK ÖNEME SAHİPTİR"
Tarımsal üretim, yalnızca çiftçilerin geçim kaynağı değil; toplumun gıda güvenliği ve kamu yararı açısından da stratejik öneme sahiptir. Sulama hizmetinin sürdürülebilir şekilde sağlanamaması, üreticileri üretimden uzaklaştırmakta, kırsal ekonomiyi zayıflatmakta ve uzun vadede tüm toplumu etkileyecek sonuçlar doğurmaktadır.
"YETKİLİLERİ KALICI ÇÖZÜM İÇİN GÖREVE DAVET EDİYORUZ"
Şanlıurfa Barosu olarak; başta ilgili kamu kurumları olmak üzere tüm yetkilileri, sorunun kalıcı ve hakkaniyete uygun biçimde çözümü için gerekli adımları ivedilikle atmaya davet ediyoruz. Borcunu düzenli olarak yerine getiren üreticilerin mağdur edilmemesi, sulama hizmetinin kesintisiz sağlanması ve üreticilerin mülkiyet hakkı ile emeğinin korunması, kamu otoritelerinin temel sorumluluğudur.
"ÜRETİCİLERİN HAK KAYBINA UĞRAMASI ÖNLENMELİ"
Üretimin, emeğin ve çiftçinin korunması; yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda hukuki ve toplumsal bir yükümlülüktür. Yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi, üreticilerin hak kaybına uğramasının önlenmesi ve sulama hizmetinin kesintisiz şekilde sürdürülebilmesi için ilgili tüm kurumları sorumluluklarını yerine getirmeye ve soruna ivedilikle kalıcı çözüm üretmeye davet ediyoruz.”

0 Yorum